Veteriner İşleri Müdürlüğü’nden açıklama;  Sokak hayvanları da birer sokak sakini,  onların da yaşam hakkı olduğu unutulmamalı

Veteriner İşleri Müdürlüğü’nden açıklama; Sokak hayvanları da birer sokak sakini, onların da yaşam hakkı olduğu unutulmamalı

Keşan Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü tarafından 5 Ağustos 2020 Çarşamba günü; sahipsiz sokak hayvanları ile ilgili oluşan yanlış algıyı düzeltmek için yazılı bir açıklama gerçekleştirildi.

Son zamanlarda yerel basında ve sosyal medyada yer alan sahipsiz sokak hayvanları ile ilgili haberlerde vatandaşlarda, yanlış bir algı oluştuğu gözlemlendiği belirtilen açıklama şöyle; “Bu yanlış algının giderilmesi adına açıklama yapılması elzem olmuştur. 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 6. Maddesi’nde, demektedir. Belediyemiz sokak hayvanları ile ilgili çalışmalarına 2006 yılında başlamış olup, o günden bugüne kadar 6000 civarında kısırlaştırma gerçekleştirilmiştir. İlçemiz konum itibari ile merkezde olması ve çevre ilçelerde kısırlaştırma faaliyetlerinin yapılmaması sebebiyle, hayvanların bölgemize taşınması söz konusudur. Gerek belediyeler eli ile gerek vatandaşlar tarafından sürekli ilçemize köpek getirilmektedir. İlçemize bağlı köylerde bulunan hayvanlarla ilgili sorumluluğun kimde olduğu ile ilgili yasal boşluk bulunmaktadır. Köylerde bulunan hayvanlar ile ilgili çalışma yapılmamaktadır. Köylerden de ilçemize köpek akını olmaktadır. Sokaklardan alınan köpeklerin tam olarak nereden geldiğini bilmediğimiz için kısırlaştırılması yapıldıktan sonra yasanın emrettiği üzere aldığımız noktaya bırakmaktayız. Hayvan sirkülasyonunun bu kadar fazla olduğu bir noktada ekiplerimiz Erikli, Yayla ve Danişment gibi mücavir alanlara da hizmet vererek yoğun şekilde çalışmaktadır. Yasalar gereği sahipsiz sokak hayvanlarının uzun süreli bir yere toplanıp bakılması söz konusu değildir. Geçici bakımevleri adından anlaşılacağı üzere belli bir süre için hayvanların tedavi süresince tutulabileceği yerlerdir. Mevcut yasal düzenlemede sokak hayvanlarının da birer sokak sakini olduğu, onlarında yaşam hakkı olduğu unutulmadan, onlarla beraber yaşamaya alışmak zorundayız.”